
Bizi ayıran katman burası. Reklam müşteriyi kapıya getirir; bundan sonrasını insan gücüyle değil, kurduğumuz çekirdek sistemle takip ederiz.
İşletmeler bütçenin tamamını müşteriyi kapıya getirmeye harcıyor. Ama kayıp çoğunlukla kapının içinde oluyor: gece gelen mesaj sabah görülüyor, görülse de kimin ne istediği kayda geçmiyor, geçse de takip eden olmuyor.
Bu, insanların ihmalinden değil, sistemin olmamasından kaynaklanıyor. Bir insan aynı anda hem işini yapıp hem her mesaja saniyeler içinde dönemez. Sistem dönebilir.
Gelen WhatsApp veya form mesajı saniyeler içinde karşılanır. Kişi bekletilmez, "yarın döneriz" hissi oluşmaz.
Ne istediği anlaşılır: fiyat mı soruyor, randevu mu istiyor, sadece bilgi mi alıyor. Her biri farklı yola gider.
Her temas otomatik kayda geçer — kim, ne zaman, ne istedi, ne oldu. Kimse defter tutmak zorunda kalmaz.
Karar gerektiren konu size gelir; ama hazırlanmış halde, kim olduğu ve ne istediği belli olarak. Sıfırdan sormazsınız.
Cevaplanmamış talep kapanmaz. Sistem hatırlatır; iş fiziksel olarak gerçekleşene kadar arkasında durur.
Haftalık özet kendiliğinden üretilir. Elle tablo dolduran kimse olmaz.
Sıfırdan bir yazılıma geçmenizi istemiyoruz. Kullandığınız müşteri kayıt sistemi, muhasebe programı veya rezervasyon aracı varsa çekirdek onunla konuşacak biçimde kurulur. Yoksa kuruluma dahil ederiz.
Kurulan her şey sizin adınıza açılır. Çalışmamız biterse sistem çalışmaya devam eder ve sizde kalır; kimse elinde şifre tutmaz.
Fiyat pazarlığı, şikâyet çözümü, teknik taahhüt ve sözleşme konuşması insana gider. Otomasyonun işi bu konuları size ulaştırmak, sizin yerinize karar vermek değil.
Müşteriye yapay zekâyla konuştuğunu gizleyen bir kurulum da yapmıyoruz. Karşılama otomatiktir, bunu saklamanın kimseye faydası yok.
Ücretsiz durum analizinde gelen taleplerin nereye düştüğüne bakar, kaç tanesinin cevapsız kaldığını gösteririz.